kuş kadınlar bilir bunu...
bilir hiç bir zaman duramayacağını dursa bir yerlerinin kırılacağını bilir...
kuş kadınlar vardır beyaz elli, etekleri tutuşan baharda...
gözlerinin önünden şehirler geçen o şehirlerde kısa da olsa konaklayıp bir gece sonra gitmek isteyen..
dinlenmeyi hiç düşünmez bu kadınlar yüreklerinde hep kuşlar uçar kuşlar gider bir yerlere başka yüreklere...
aslında gerçekten dinlenmeye ihtiyacı vardır bu kadınların, ama korkarlar işte nedendir bilinmez.. dinlense sanki bırakıp gidecek içindekiler korkusuyla...
hala ince uçlu kalemler biriktirirler o beyaz ellerinde... ince ince çizerler hayatı...
kibar olmayı severler..kimse incitmesin ürkütmesin isterler ellerindeki kuşları bu yüzden kalkan gibi dururlar herşeye karşı...
koşulacak bir şey varsa eğer koşar bu kadınlar, biri üzüldüyse bakıp da geçemez yanından , makyajım bozulur ağlarsam diye düşünmez, doya doya ağlarlar canları çekince, yağmur saçakları altına saklanmaz, kırışır yüzüm diye de üzülmez basar kahkaları içinden geldiğinde, saatlerce muhappet eder isterse, bazen de susar, susar işte...
kimseye yaslanamaz kuş kadınlar... yaslanınca kaybolup gitmesinden korkar o omuzların, hep gitmiştir çünkü bu yüzden omuzları çökmüştür bu kadınların, kendi omuzları... ama göremezsiniz siz. göremezsiniz işte.
geçip giderse bu kuş kadınlar yanınızdan izin vermeyin belki ihtiyacı vardır size ama söyleyemez...
böyledir...
bilirsiniz işte,
sahi bilir misiniz?
böyle kadınlar
30 Kasım 2010 Salı

0 Comment
more_vert