
özledim... hem de çok... gecenin bi zırtı dışarı çıkıp hava almayı..üşümeyi...evimizin yanındaki mahalle marketiyle sohpeti-daisynin sevme havlayışlarını- kucaklamayı-tramvay beklemeyi...evime ordan burdan gelirken ekmek almayı....kapınıın çalınıp sevdiğim birisinin gelmesini.. sarılmayı...5 dak. daha deyip geç kalmayı... ama gendelde her yerde zamanında olmayı....dost sohpetlerini....memleket meselelerini hararetle tartışmayı....esip gürlemeyi....odamdan çıkmayışlarını... acil karın doyurma programlarını...makarna suyu koymayı ocağa....deli gibi müzik dinlemeyi... sabah uyanınca pencereyi açıp iğde kokusunu içime çekmeyi.... beklemeyi öyle...şarap şişerini açma uğraşlarını....absolut sarhoşluklarını... kikirdemeyi dakikalarca....herşeye gülmeyi.... kuş gibi yatağa konuşlarını...sigarayı bırakma uğraşlarını..ağzımızda çubuk krakerlerle dolaşmayı...dilimde hafif mayhoşluk...yeşil erik gibi..
"şarkılar seni söyler
dillerde name adın
aşk gibi
sevda gibi
huysuz ve tatlı kadın
en güzel yıllarını demek bensiz yaşadın" şarkısını müzeyyen senardan dinlemeyi..... ağlamayı...
özledim...:(

0 Comment
more_vert